İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Önder diyen yakında “pekeke" de der!

  • Kim tutarlı, kim tutarsız

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Önder diyen yakında “pekeke" de der!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 11, 2025

Yazı İçeriği

  • Önder diyen yakında “pekeke" de der!

  • Kim tutarlı, kim tutarsız

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kim tutarlı, kim tutarsız

Devlet Bahçeli’nin siyasi manevralarına, ani dönüşlerine falan çok alışığız aslında.

Kendince nedenleri, ilginç hesaplamaları ile şaşırtıcı hamleler yaptığı çok olmuştur.

Partinin mevcut durumu, yani Cumhur İttifakı ile ortaklığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la kankalığı da aslında böyle bir ani dönüşün eseridir.

Ağır hakaretler ettiği ve aile boyu hedef aldığı Erdoğan’ın kurtarıcısı olması da böyle keskin bir dönüşün eseridir.

Ancak bu kez yaptığı dönüşte, geldiği nokta Bahçeli’yi izleyen herkesin balatayı yakmasına neden olacak kadar ani ve sert bir dönüştür.

Hatta dönüş bile değil, Formula 1 yarışlarında bile eşine rastlanmayacak bir spindir. Üstelik spinin ardından ters yönde gaza basmaya devam eden bir pilot gibidir Bahçeli.

MHP liderinin çeyrek asır önce Öcalan’ın asılmasını engellemesi ile başlayan “koruma ve kollama” hamlesinin son evrildiği nokta gerçekten şaşırtıcıdır.

Yıllarca terörist başı ve bebek katili diyerek eleştirdiği ve her türlü hakaretle hitap ettiği PKK liderine Öcalan’a önce “umut hakkı” sonra “af” ve “TBMM’de konuşma yapması” şeklinde destekler vermeye başlayan “milliyetçi” hareketin lideri Bahçeli, artık bu desteği nirvanaya ulaştırdı ve Öcalan’a “PKK’nin kurucu Önderi” sıfatı ile hitap etmeye başladı.

Gerçi kendisi 1,5 aydır ortalıkta olmadığı, 4 Şubat’tan bu yana zatı alilerinin mahcemalini görme şansını elde eden olmadığı için bu tanımı kendi ağzından duymadık ama onun adına konuşanlar, Bahçeli’nin Öcalan’a “Kurucu Önder” diye hitap etmeye başladığını söylediler.

“Kurucu Önder”

Bu, aslında PKK üyelerinin ve sempatizanlarının uzun yıllardır kullandığı bir sıfat.

Terör örgütünün üyeleri, Öcalan’dan söz ederken her zaman “önderlik” kelimesini kullanmışlardır.

Öcalan da kendinden bahsederken “önderlik” demeyi tercih etmiştir.

Hatta komik bir anıdır, yıllar önce kendisi ile yaptığım röportajda o zamanlar çokça konuşulan “Apo’nun haremi” iddialarını sorduğum zaman “Önderlik güneş gibidir. Kadın erkek tüm gerillalar, herkes önderliğe yakın olmak, onun ışığından faydalanmak ister” diye ilginç bir yanıt vermiş, benim anlamlı şaşkınlığım üzerine “Yok canım, o manada değil” diye kafamda oluşan istifhamı düzeltmişti.

Neredeyse tüm bir siyasi hayatını Kürt siyasal hareketinin legal ve illegal tarafını hedefe koyarak geçirmiş bir siyasetçinin bugün terör örgütünün liderine terör örgütü üyelerinin layık gördüğü sıfatı kullanarak hitap etmesi son derece ilginç ve önemlidir.

Yarın öbür gün PEKAKA yerine PEKEKE demeye de başlarsa dönüş dört başı mamur hale gelecektir.

Tabii yine de Bahçeli’nin hâlâ “Narkoz etkisindeydim, ne dediğimi bilmiyordum” diye bir çıkış yapmasını ya da telefonunun hacklendiğini söylemesini de beklemiyor değilim.

Ve tabii Bahçeli’nin Öcalan’a “önder” demesinden daha garip olan mesele ise buna hiç kimsenin şaşırmamış olmasıdır.

Dün, “CHP’ye oy verirseniz Öcalan’ı ve Demirtaş’ı serbest bırakırlar” diyen birinin bugün söylediklerinin son derece olağan karşılanıyor olması aslında sorunun Bahçeli’de değil, tüm toplumda olduğuna da işaret etmektedir.

Abdullah Öcalan ile 27 yıl önce bir röportaj yaptığımı sık sık söylüyorum.

Dönemin “Terörle Mücadele Yasası” nedeniyle o sırada program yaptığım Kanal D televizyonu o röportajı yayınlamadı ama ben sıklıkla bu röportajı yaptığımı ve konuştuklarımızın önemli bir bölümünü yazdım ya da bahsettim.

Öyle ki, Abdullah Öcalan da 1999’da ABD tarafından Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye teslim edilmesinin ardından çıkarıldığı mahkemede beni tanık olarak gösterdi ve mahkeme heyetinin beni dinlemesini istedi.

Ancak heyet bu talebi uygun görmedi ve tanık kürsüsüne çıkmadım.

Bugün Öcalan yeniden siyasi gündemin bir parçası olunca okurlar da çeyrek asırdan daha fazla bir zaman önce Öcalan’ın neler dediğini merak edip soruyorlar.

Öcalan’a yaptığımız röportajın tam hikayesini bir başka zaman baştan sona anlatırım ama madem sordunuz söyleyeyim, Öcalan o günden bugüne son derece tutarlı bir tavır ve söylem içinde.

25 yıl önce, PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti ile giriştiği savaşı kaybettiğini kabul ve itiraf eden Abdullah Öcalan, daha sonra oluşan zafiyetten yararlanarak PKK’yı toparladı ve 2004 yılından itibaren yeniden aktif ve bir ölçüde etkin hale getirdi ama yakalanmasından önce bana söyledikleri ile bugün söyledikleri arasında büyük bir uçurum yok.

Yakalanmasından 1 yıl kadar önce, Lübnan’ın Bar Elias kasabasında, bir evde buluştuğumuz Öcalan’la o gün oldukça uzun bir konuşma gerçekleştirmiştik.

Öcalan Suriye muhaberatı ile birlikte gelmişti.

Ve son derece şaşırtıcı bilgiler vermiş ve ilginç öneriler getirmişti.

Öcalan, Türkiye’deki iktidarların kendisi ile defalarca iletişim kurduğunu anlatmış, özellikle Necmettin Erbakan’ın kendisine aracılar gönderdiğini söylemişti.

Öcalan’ın tavrında en ilgimi çeken, Devlet’e karşı büyük bir isyan hareketi başlatmış olan bu terör örgütü liderinin, bir yandan da Türkiye Cumhuriyeti’ne saygı duyduğunu görmüş olmamdı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin büyüklüğü ve gücünü kabul ediyordu.

Teşhis edebildiğim kadarı ile en önemli derdi, muhatap alınmaktı.

Ve yine gördüğüm “yorgun ve umutsuzdu”.

İsyanının başarılı olamayacağının bilincindeydi.

“Devlet imkan versin gelip bu sorunu çözmelerine yardımcı olayım. Daha fazla kan akmasın” diyordu.

Yani bugün ne söylüyorsa, o gün de aynı noktadaydı.

Türkiye’ye döndüğümde dönemin güvenlik bürokrasisi “Öcalan’la görüşmemi” anlatmam için beni davet etmiş, aslında “kibarca” sorguya çekilmiştim.

Kendilerine o gün söylediğim cümle muhtemelen devletin arşivinde mevcuttur.

“Bıkmış ve yorulmuş bir terör örgütü lideri ile karşılaştım. Kendisine OHAL bölge valiliği verirseniz gelip terör örgütüne karşı savaşacak gibi bir ruh hali vardı. OHAL valiliği yüksek bir görev, vali yardımcılığına hatta daha azına bile razı gelir’ demiştim.

Zaten yakalandığında da ilk sözü “Devletimin emrindeyim” olmuştu.

Ve 1999’dan başlayarak en az üç kez örgütüne “Silahları bırakın” talimatı verdiği de bir sır değil.

Sır olan, Devlet Bahçeli’nin terörü neden 26 yıl önce değil de şimdi bitirmek istediği.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tarihi tanıklıkları kendimize saklamadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Savaş “butlan” hesabını bozdu
Köşe Yazıları
Savaş “butlan” hesabını bozdu

Fatih Altaylı

Nisan 29, 2026

Inside information
Köşe Yazıları
Inside information

Fatih Altaylı

Nisan 28, 2026

Yabancıya çıkar, Türk’e yarar
Köşe Yazıları
Yabancıya çıkar, Türk’e yarar

Fatih Altaylı

Nisan 27, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Senfoni ile dünyayı gezmek istiyorum!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kenan DoğuluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Senfoni ile dünyayı gezmek istiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 00:41 Genç kalmasının sırrı 01:09 İlk sahneye çıkışı 06:06 Eski günleri özlüyor mu? 06:35 Eskiden yaptığı müzikler ve etkinliklerden iyi para kazanıyor muydu? 10:17 Kenan Doğulu'nun senfoni orkestrası 19:27 Amerika'daki yanan evi 21:13 Beren Saat ile evliliği 22:05 Beren Saat'in yaptığı şarkılar 26:15 Beren Saat'in son zamanlardaki televiyzon yapımları 29:06 Meşhur olan vokalistleri 30:09 Senfoni orkestrası ile Amerika'ya gidecek mi? 31:04 Galatasaray maçlarına gidiyor mu? 32:07 Daha önce Galatasaray marşı yazdı mı? 32:24 Klasik müzik denemesi oldu mu? 35:26 Pop sanatçıların eski besteleri yenilerine göre daha mı iyiydi? 37:24 İstanbul'daki canlı müzik mekanlarının tükenmesi 40:07 Stilisti var mı? 42:35 Bir sonraki projesi ne? 43:55 Albümler halen satıyor mu? 46:01 Ron Carter ile birlikte yapacağı projesi 47:16 Günde kaç saat çalışıyor? 50:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 26, 2026
Artemis II: İnsanlığın en uzak yolculuğu görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan & Fatih AltaylıArtemis II: İnsanlığın en uzak yolculuğuEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 03:13 Artemis projesi nasıl gelişti? 11:57 Soğuk Savaş döneminden bu yana çalışmalar 16:09 Çin'in uzay teknolojisi yeterli mi? 17:12 Artemis'in roketinin Apollo'dan farkı nedir? 20:01 Orion Uzay Aracı 25:01 Bir uzay aracı Dünya'nın yerçekiminden ne zaman kurtulur? 26:08 Artemis'in uçuş rotası 30:50 Artemis III ne zaman için planlanıyor? 36:16 Projenin maliyeti ne kadar? 38:22 Artemis uçuş süresi 45:25 Artemis mürettebatının özellikleri 48:30 Artemis Accords'a üyeliğin önemi var mı? 56:49 İnsanlık Mars'a gidebilecek mi? 58:17 Artemis programlarının hedefi nedir? 1:01:24 Ay'daki madenler ile Dünya'dakiler arasında benzerlik var mı? 1:04:42 Ay'dan nadir toprak elementleri getirilebilir mi? 1:07:20 Türkiye'nin Ay'a insansız araç gönderme projesi 1:14:37 Türkiye'nin Somali'deki fırlatma merkezi 1:18:20 Kapanış
Nisan 26, 2026
Adalet bir duygu mudur? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026